Eski adı Tenedos. Rengarenk sokakları, Arnavut kaldırımları, üzümü ve şarabı… Bir rüzgarlı cumartesi sabahı kendimizi Geyikli İskelesi’nde feribot beklerken bulmuştuk. Baharın gelmesiyle birlikte güneş kendini yavaş yavaş gösteriyor, kıyıdan kenardan gelen ışıklarıyla ruhumuzu ısıtmaya çalışıyordu. Kırk dakikalık bir feribot yolculuğunun ardından tüm zorlukları arkada bırakıp sırt çantamızı aldık. Bir tutam huzur için adaya ayak bastık, Bozcaada’yız!

Kuzey Ege’de Çanakkale’nin güneybatısında yer alan Bozacaada, ülkemizde köye sahip olmayan tek ilçe. Bozcaada, eski ismiyle Tenedos, daha önceleri bir Rum köyüymüş. 1923 Lozan Antlaşması ile adanın ülkemiz topraklarına katılması sonrasında, Türkler ve Rumların ortak yaşadığı bir yer oluyor. Lafı fazla dolandırmadan sizleri Bozcaada deneyimimle baş başa bırakıyorum.

Bozcaada’ya Ulaşım ve Faydalı Bilgiler

Nasıl yola çıkarsanızız çıkın Geyikli İskelesi’ne geldiğinizde adaya belirli saatlerle sefer yapan feribotu kullanmak zorundasınız. Bu feribot içinse sadece Bozcaada’ya gidişte bilet alıyorsunuz. Feribota ilk bindiğimde farketmiştim, rüzgarlı bir havası var ve çoğu zamanda bu şekilde oluyormuş. Bu yüzden, yanınıza kalın bir şeyler almakta fayda var. Denize girme gibi bir düşünceniz var ise ağustos ve eylül ayları ideal olacaktır.

Bozcaada’nın en büyük geçim kaynakları bağcılık, balıkçılık ve turizmden oluşuyor. Böyle olunca da her sokakta en az bir butik otel görmeniz mümkün. Biz konaklamamızı Le Mansion Hotel’de gerçekleştirmiştik ve fazlasıyla memnun kalmıştık. Buradan %10 geri iadeli rezervasyonunuzu yapabilirsiniz. Bir de gelirken yanınıza alışveriş için ekstra çanta almanız dönüşte kolaylık sağlayabilir, malum Bozcaada lezzetleri!

Bozcaada Gezilecek Yerler

  • Bozcaada Kalesi

”Eski Kale” olarak da anılan bu kale, boğazın tam çıkışında ihtaşamlı bir görüntüye sahip bir yer. Zamanında Fatih Sultan Mehmet tarafından onarılan kale, Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olarak biliniyor. Şu an bile restorasyon ihtiyacı olan bu yapı güzel bir manzaraya ev sahipliği yapıyor, fakat diğer tarihi kalelerde gördüğünüzü buradan beklemeyin derim. Yaz aylarında sabah 10 ve akşam 8 arası açık oluyor ve o zaman bile muhteşem esinti alıyor.

  • Bozcaada Rum Mahallesi

Adanın çift katlı ve cumbalı evlerin bulunduğu bölgedir. Kafeler, restoranlar ve butik oteller genellikle bu bölgede yer alıyor.

  • Meryem Ana Kalesi

Rum Ortodoks kilisesidir ve ibadete açıktır. İçeriye girmek isterseniz pazar ayini için sabah 8’de orada olmanız gerekir.

  • Polente Feneri ve Rüzgar Gülleri

Buraya gelip de deniz feneri, rüzgar gülleri ve gün batımı üçlüsünü duymamak muhtemelen imkansız. Kaçırmayın!

  • Ayazma Koyu

Adanın en büyük ve en popüler koyudur. Sahilde şezlong, şemsiye ve restoranlar bulunur.

  • Şarap Fabrikaları

Çoğu yerde üzüm bağlarını görebileceğiniz gibi şarap üretimiyle ünlü bir yerdir. Adada çeşitli markaların fabrikaları bulunuyor. Gidip wine-tasting yapabilir beğenirseniz satın da alabilirsiniz. Ayrıca, İtalya’da da ödül kazandığımız Corvus şarabımızı çoğumuzu biliyordur. Ee buraya kadar gelmişken yerinde denemek gerekir bence.

Bozcaada’da Ne Yenir?

Bu renkli adaya geldiğinizde ilk başta gözünüze ev yapımı reçeller çarpıyor. Üstelik az buz reçel çeşidi bulunmuyor, adada yaklaşık 40 civarı türde reçel üretiliyor. Bunun nedeni ise eski zamanlarda Rumlar misafirlerine tatlı yerine büyük parçalı ve sert reçellerden ikram ederlermiş. Domates reçeli, kabak reçeli, erik reçeli, karpuz reçeli ve daha birçok çeşit görebilirsiniz. Benim için en garibi ise inek sütü reçeliydi.

Hemen Çınaraltı’nda yer alan ve özel izinle bazı Rum tatlarını üreten ünlü Çiçek Pastanesi bulunuyor.  Fırını ve dondurma bölümü de bulunuyor, hele bahar aylarında giderseniz iskeleden insanın içini titreten rüzgar ile kendinizi içinde buluverirsiniz. Benim 3 favorim şöyle: Tenedos Kurabiyesi (damla sakızlı bademli kurabiye), Damak Çatlatan ve Kavala Kurabiyesi. Broşüründe ise bazı Rum lezzetlerinin özel izinle orijinal tarifiyle üretildiği yazılıyordu.

Hazır adaya gelmişken balık yememek olmaz. Fakat, yaz döneminde avlanma yasağı olduğu için restoranlarda genelde barbun tercih ediliyor. Kendiniz balık tutmak isterseniz de maalesef o yönden kısır bir yer.

Ege’ye yakın olması ve Rumların yaşam alanı olmasıyla deniz börülcesi ve kabak çiçeği dolması yok mu diyeceksiniz? Tabii ki onlar da var, kabak çiçekleri sabah erkenden toplanıyor ve adanın has zeytinyağında akşama hazır ediliyor. Bunlardan ziyade diğer ada mezelerini de mutlaka tatmalısınız.

Eğer daha sonra zamanınız var ise Çanakkale’de uskumru veya Assos’ta deniz keyfine devam etmenizi öneririm. Yalnız, Assos’a gitmek istiyorsanız ve kendi aracınızla gelmediyseniz seferleri önceden kontrol etmenizi öneririm. Seferler yaz döneminde başladığı için gitme şansımız olmamıştı, gidemezseniz üzülmeyin Çanakkale’nin çok güzel tarih kokan şehir merkezi var. Parmak ısırtan lezzetleri de ekstrası.

Son olarak, Ara Güler’in İstanbul’a sevdalandığı gibi Sait Faik Abasıyanık da Bozcaada’ya sevdalanmıştır. Ne zaman Bozcaada aklıma gelse nedense Sait Faik’in şu satırları aklıma geliyor:

“Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.”

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, selametle kalın.

(Visited 205 times, 1 visits today)

Leave A Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *