Everything starts with a story. I met via diabetes Adnan Baskan who I called ‘godfather’ and I got into act about disabilities. It is resulted with this project. My name is Emin Altun, her name is Elif Tepeören and our sign language translator is Arzu Senol. We are undergraduate in Yıldız Technical University our department ıs English Language Teaching.

Our project’s name is composed of two words: unite and art. It is called Un-Art. Our project’s starting date is 1 September 2016 and expiration date is 21 April 2017. Like Olshansky says pictures are our first words. So we believed that drawing and painting studies can rehabilitate individuals. In total 40 pieces of work were produced including basic drawing studies, paintings and puzzles tables of Istanbul’s silhouette. During the project we enhanced our research with  educative videos, trips, cinemas, rhythm courses. At end of the project, partıcıpants’ communication, abstract thinking, self expression and psychomotor skills are improved. According to Gesell Development and Bender Gestalt Tests, students’ fine motor muscles and psychomotor skills showed improvement about 26.8 percent. We achieved our goal that is support of wheelchair and under-pad. In the meantime, thanks to the project association’s annual lunches were provided.

In terms of the limitations, because of technical and attendance problems we couldn’t organise additional courses as part of project. With the equipments we bought we realised that people with disabilities can be educated and employed. In spite of our limitations about time and space we provided camera training for our next project.

For their supports, I express my gratitude to our presidents of association Alev Yorgancı and Adnan Saygılı, Enader family, Ups Turkey staff, Şişli Mayorship, our painting teacher Serpil Antep, teacher of mentally handıcapped Özlem Yıldız, my friends who are ın Foreign Language Department in YTU, our values and of course our faithful mothers. I’d like to finish my speech with a quote of Sartre: “Obedient child surrenders, incompatible child takes risk; obedient child reinforces, the other carry out experiments. Rebels preserve the world to continue to riot and potentials change the world.

Thank you…

Herşey hikayeyle başlar. Ben de diyabetle manevi babam dediğim Adnan Başkanla tanıştım ve engelliler alanında faaliyet göstermeye başladım, sonucunda böyle bir proje çıktı. İsmim Emin Altun, arkadaşım Elif Tepeören ve işaret dili tercümanımız Arzu Şenol. Yıldız Teknik Üniversitesi ingilizce öğretmenliği lisans öğrencisiyiz. 

Projemizin ismi sponsor firmanın ilk harfiyle başlıyor birleştirmek anlamına gelen “unite” ve sanat anlamına gelen “art” kelimelerinin birleşimiyle un-art meydana geldi. Projemizin başlangıç tarihi 1 Eylül 2016 bitiş tarihi 21 Nisan 2017’dir. Olshansky’nin dediği gibi resimler bizim ilk kelimelerimizdir. Burdan yola çıkarak çizim ve resim çalışmalarının bireyleri rehabilite edebileceğine inandık. Temel çizim çalışmaları, tablo ve İstanbul silüetli yapboz tablo olarak aşamalı eğitimlerle toplamda 40 parça eserimiz ortaya çıktı. Proje boyunca eğitici videolar, gezi, sinema, ritim kursu gibi etkinliklerle araştırmamızı zenginleştirdik. Proje sonunda katılımcılarda iletişim, soyut düşünme, kendini ifade etme ve psikomotor becerileri gelişti. Gesell Gelişim ve Bender Gestalt test sonuçlarına göre de öğrencilerin ince motor kasları ve psikomotor becerilerindeki gelişimi 26,8% olarak tespit ettik. Hedeflediğimiz tekerlekli sandalye ve hasta bezi yardımını gerçekleştirdik. Aynı zamanda proje sayesinde derneğin 1 yıllık öğle yemeği ihtiyacı karşılanmıştır.

Sınırlılık başlığı altında teknik ve katılım problemlerinden dolayı proje içerisinde ek kurslar düzenleyemedik. Aldığımız ekipmanlarla medya alanında engellilerin de daha fazla olabileceğini ve eğitilip istihdam artırılabileceğini farkettik. İmkan ve zaman kısıtlılığımız olmasına rağmen bir sonraki projemiz için kamera eğitimleri verdik. 

Bu sürece desteklerinden dolayı dernek başkanlarım Alev Yorgancı ve Adnan Saygılı’ya, Enader ailesine, Ups Türkiye ekibine, şişli belediye başkanlığına, resim öğretmenimiz Serpil Antep’e, zihinsel engelliler öğretmenimiz Özlem Yıldız’a, YTÜ Yabancı Diller Eğitimi Bölümü’ndeki arkadaşlarıma, tüm değerlerimize ve tabii ki vefakar annelerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Konuşmamı Sartre’ın sözüyle bitiriyorum: “Yumuşak başlı çocuk teslim olur, uyumsuz çocuk kendini tehlikeye atar; yumuşak başlı çocuk pekiştirir, diğeri deneyler yapar. Asiler dünyaya isyan etmeyi sürdürebilmek için onu aynı şekilde korur, potansiyeller ise dünyayı değiştirir. 

Teşekkürler…

(Visited 33 times, 1 visits today)

Leave A Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *