Küçükken bize parmakla gösterip “bırak bu adam yahudi, uzak dur” (antisemitizm) deseler bu nefret tohumu budanmadan, yontulmadan büyür gider diyor Serdar Kuzuloğlu Zihnimin Kıvrımları’nda. Ne kadar tehlikeli bir tohum, değil mi? Karşıdaki insan hiçbir şey yapmamıştır, onunla iletişimimiz bile olmamıştır. Nelson Mandela ise bu nefretle ilgili “Hiç kimse, teninin rengi, geçmişi ya da dini nedeniyle başka bir insandan nefret ederek doğmaz” diyor. Bu yazımda, Krakow Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı‘nı ve hikayesinden bahsedeceğim.

Seyahat etmek her zaman eğlenceli değildir. Olmak zorunda da değil. Bazen tarihi ve diğer kültürleri daha iyi anlamak için rahatlık alanınızdan çıkmanız gerekir. Fotoğraflarda ‘Arbeit Macht Frei‘ ile gördüğüm Auschwitz’i ziyaret etmek istiyordum. Geçen yıl bunu gerçekleştirdim ve düşüncelerimden ziyade, sizi Auschwitz’de neyin beklediğine dair bazı pratik ipuçları vermek istiyorum.

Auschwitz where the rails end

Nazi toplama kampı ya da Auschwitz-Birkenau toplama kampı nedir, ne hatırlamamız gerekir? Rayların bittiği yer çünkü II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’nın dört bir yanından getirilen Hitler’in ilgisini çekememiş yani Yahudi (%90), çingene, eşcinsel, politik muhalif, kaçak grupların olduğu trenlerin son durağı burası olurdu. Trenlerde gelenler son durakta 2 gruba ayrılır: Çalışabilecek durumda olanlar ve çalışamayacak durumda olanlar (genelde kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler). Bu işlem Doktor Mengele ve subaylar tarafından gerçekleştirilir.

Auschwitz Siklon-B Gaz Odaları

Kampın girişinde Auschwitz I (genelde yönetim binaları) tarafında gelenleri ‘Çalışmak Özgürleştirir‘ yazısı karşılar. Trenlerle gelenler bu noktaya kadar zaten çalışmak için getirildiklerini zannederler. Yani dönemin uluslararası şirketi, dünyanın 4. devi I.G. Farben’ın köle işçi ihtiyacı için. İlk tutuklu toplu transferi 1940’ta, ilk Yahudi toplu transferi 997-999 kız çocuğu ile 1942’de olur. Gelenlerden valizleri toplanır ve çalışma bittiğinde geri verileceği söylenir. Çalışamayacak durumda olanlar gelen trenin yaklaşık %70-90 civarını oluşturur.

Sol tarafa ayrılanlar yani çalışamayacak durumda olanlardan yıkanmaları için soyunmaları istenir. Üstünde geldikleri yer-isimleri yazan valizleri ve kıyafetleri geri verilmek üzere alınır, sonrasında Almanya’ya gönderilir. Tüm bu işlemler olurken bir yandan küçük Yahudi orkestrası neşeli şarkılar çalar. Penceresiz odaya ilk önce kadınlar daha sonra erkekler alınır ve herkesin eline sabun verilir. Çok sayıda insan varsa çocuklar içeridekilerin kafalarının üstüne atılır ve daha fazla alan kazanmak için içeridekilerden ellerini havaya kaldırmaları istenir. Daha sonra odanın kapıları kapatılır. Bu andan sonra artık burası gaz odası olur.

kumaş yapılmak için kesilen kadın saçları 

Gaz odasına ortalama 7 adet Zyklon B gaz kutusu atılır ve 3-15 dakika arasında herkes bu gazı soluyarak ölecektir. Komutan Rudolph Höss ifadesinde çığlıklar bittiğinde herkesin öldüğünü anladıklarını belirtir. Cesetlerin saçları kumaş yapmak için kesilir, dişleri toka ve tarak yapmak için sökülür ve altın gibi değerli şeyler toplanırdı. Cesetler daha sonra krematoryum yani yakma odasına taşınırdı. Cesetlerin vücut yağından sabun yapılır veya tarlalarda gübre olarak kullanılmak üzere taşınırdı. Bu gaz odalarında günde ortalama 6 bin kişi öldürülürdü.

krematoryum

Çalışmak Özgürleştirir

Auschwitz’e yeni gelenler

Gelelim sağ tarafa ayrılanlara yani çalışabilecek durumda olanlara. İlk önce kıyafetleri toplanır, saçları kesilir ve temizlenirdi. Daha sonra isimleri kayıt defterine kusurlarına göre işlenir ve verilen numara vücutlarının sol tarafına—genelde koluna— bir dövme ile kazınırdı. Auchwitz’de kimlik sistemini otomasyon haline getiren ise IBM‘dir. Erkeklere çizgili mahkum kıyafeti, kadınlara ise iş elbisesi verilirdi. Bunların üzerine de kişilerin numaraları yazılırdı ve bu kıyafetleri ölene kadar giymek zorundaydılar. Çünkü ikinci kıyafet ve yıkamak için yeterince su verilmezdi. Yılda sadece 2 defa iç çamaşırı verilirdi.

toplu tuvaletler

Normalde atlar için ahır olarak hazırlanan penceresiz mahkum işçi koğuşlarında, 3 katlı ranzalarda 300-400 kişi kalırdı. Her gün 4:30’da başlardı. Beslenmeyi de varın siz düşünün… Sabah çay veya kahve, öğle çorba, akşam reçelli ekmek. Yemekler çürük maddelerden yapılırdı, bu yüzden ishal ve salgın hastalıklar boldu. 180 kişinin tuvaletini yaptığı ortak tuvaletler bulunuyordu. Bu koşullardan dolayı ortalama 6 kişi hayatını kaybeder, çoğu kişinin buraya geldikten sonra yaşam ömrü 1 yıl olurdu.

Azrail Josef Mengele ve Ürpertici Deneyleri

Başta bahsettiğim Auschwitz-Birkenau toplama kampının Azraili Doktor Josef Mengele, genetik deneylerden fiziksel deneylere birçok insanlık dışı vazife ile meşguldü. Bu deneylerden bazıları epidemik hastalıklar, hardal gazı, donma, çeşitli uyuşturucular, organsız yaşam denemeleri, zehir testi, yüksek irtifa tepkileri, x ışınlarına maruz bırakmadır. Bunun dışında başka doktorlar Block 10 adı verilen barakada deneyler yaparlardı. Bazen ise bu insanların iç organları bazı deneylerde kullanılmak üzere alınırdı.

Denek çocukları ve Mengele

Mengele‘nin ilgisini çeken bir diğer konu ise ikizler, cüceler gibi benzersiz fiziksel özellikleri olan insanlar. Bu insanlar kampta en iyi muameleyi gören insanlardı çünkü ona göre bu kişiler genetik biliminin birer mucizesiydi. Bu içgüdü ise Mengele’nin “insanların göz rengini değiştirme” istediğinden geliyordu sanırım. Bu deneylerden, yapışık ikizleri ayırmak gibi insanlığa olumlu katkıları da olmuştur.

Auschwitz toplama kampından kaçmayı düşünenler de olmuştur fakat kampın duvarları elektrikli tel ile çevriliydi ve gözetleme kuleleri mevcuttu. Bu telleri ve gözetleme kulelerini halen görmeniz mümkün. Kaçmaya teşebbüs edenler ve sabotaj girişinde bulunanlar Block 11 isimli zindana atılırdı. Block 10 ve Block 11 arasında yer alan ölüm duvarı ise bu insanların ‘bittiği’ başka bir yerdi. Bu ölüm duvarında kurşuna dizilen mahkumlar diğerlerine göre daha şanslı sayılıyordu.

sol bina Block 11, ölüm duvarı, sağ bina Block 10

Bu katı önlemlere rağmen Auschwitz-Birkenau toplama kampından 928 kişi kaçmıştır. Sadece 114’ü başarılı olarak bir şekilde hayatına devam etmiştir. Buradan kaçıp en uzun yaşayan ve 90 yaşında ölen aktör-yazar Tadeusz Sobolewicz olmuştur. Gaz odasından sağ kurtulan tek kişi, iki Nazi askeri sohbet ederken koşarak kaçan ve 2017’de vefat eden Mietek Grocher olmuştur. Firar eden olursa sonucuna bakılmaksızın koğuşundan rastgele 10 kişi seçilerek kurşuna dizilir, asılır ya da işkenceyle öldürülürdü.

Holokost İnkarı

Bu kadar şeyi gördükten sonra, Auschwitz II yani Birkenau’nun girişindeki kitapçıyı da gezdim. Orada gözüme çarpanlardan biri ise Auschwitz’in bir yalan olduğu ve abartıldığı gibi bir yer olmadığına dair birkaç kitaptı. Nazilerin milyonlarca kişiyi öldürmek için kullandıkları gaz odalarının savaştan sonra Almanya’ya kötü bir imaj vermek için müttefikler tarafından inşa edildiğini savunuyorlar. Yahudilere karşı bir soykırım demek için abartıldığını da söylüyorlar. Ne tesadüf ki Nüremberg Duruşması‘nda da soykırım kararı yoktur(!) Onlara göre, toplama kamplarında ölen Yahudiler aslında hastalığın kurbanlarıydı. Daimi bir ceset yakımı olsa bile 5 yılda 1 milyon kişinin cesedinin yakılması imkansız ifadesi başka argümanları.

Auschwitz’in Keşfi

Auschwitz-Birkenau Toplama Kampından kaçanlar veya çevrede yaşayanların insanların gaz odalarına atıldığını, yakıldığını ve üzerinde deneyler yapıldığını anlattıklarında kimse inanmıyordu. Kamptan kaçmayı başaran birkaç kişi kampın detaylı bir planını hazırlar ve müttefiklere iletir. Ardından gönüllü bir kişi tarafından kampta yapılanlar doğrulanır ve müttefik uçakları ile havadan fotoğrafları çekilir. 1944 baharında ABD, artık herhangi bir kalıntısı mevcut olmayan Auschwitz III’deki I.G. Farben sentetik akaryakıt ve kauçuk fabrikasına ağır bir bombardıman düzenleyecekti.

Yakınlarına düşen bu bombalar, Auschwitz merkezindeki tutsaklara umut veriyordu. Sağ kurtulabilen biri bunu daha sonra şöyle hatırlıyordu: “Artık ölümden korkmuyorduk. Hiç değilse böyle bir ölümden. Patlayan her bomba bize umut veriyor ve hayata olan inancımızı pekiştiriyordu.” 

Bunu izleyen yıllarda müttefiklerin gaz odalarını ya da Auschwitz-Birkenau’ya giden demiryollarını bombalamaması bazı tartışmalara neden olmuştur. Bombalamadan yana olanlar, böyle bir harekâtın bazı tutsakların ölmesine neden olabileceğini kabul ederken cinayetleri yavaşlatıp bazı hayatları da kurtaracağı görüşünü savunmaya devam etmektedir.

Mart ayının sonunda ziyaret etmiş olmama rağmen, dışarısı buz gibiydi hatta buz tutmuş su birikintileri mevcuttu. Polonya’nın buz gibi kışında kötü yaşam koşullarında ölüme nasıl direnilir, karanlık zindanlarda ufacık bir ışık için nasıl umut edilir aklım almıyor. Auschwitz-Birkenau toplama kampıyla ilgili birçok insanın etkileyici hikayesi bulunuyor, Nazi fotoğrafçılarının çektiği albümlere de göz atmanızı öneririm. “Ne var ki, korku yüreksiz bir insanın nefreti, nefret de cesur bir insanın korkusu olduğundan mıdır…¹ bu soğuk atmosfere şahit olduğunuzda insanın kanı donuyor.

Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı Bilet ve Ulaşım

Elektrikli teller arasından Auschwitz

Krakow’a gelirseniz bu tarihi yeri gezmek yarım veya bir gününüzü alıyor. İster Krakow şehir merkezinden tur satın alıp gelebilirsiniz, ister kendi başınıza gezebilirsiniz. Ben ikinci seçeceği yaptım, otobüsle Auschwitz I kapısına kadar geldim ve otobüste kredi kartı geçiyor. Toplama kampına giriş ücretsiz, fakat önceden Auschwitz-Birkenau rezervasyon biletinizi ayırtmanız gerekiyor. Hatta ücretsiz İngilizce veya Almanca dilinde ücretsiz sesli rehber rezervasyonu da yapabilirsiniz. 1 ay önceden rezervasyon yapmıştım fakat İngilizce rehber doluydu. İngilizce rehberin olduğu saatte gidip gruba aradan dahil olmuştum. Auschwitz I ve Auschwitz II (Birkenau) arasında ücretsiz servis bulunuyor.

Krakow’da gezilecek yerleri ve yapılacak şeyleri mutlaka bir yerden bulacaksınızdır. Benim önerim Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı’nı ziyaret ettikten sonra şehrin güney tarafındaki Krakow Schindler Fabrikası‘nı ziyaret etmeniz olacaktır. Şu anda müze olarak hizmet veren fabrika zamanında birçok Yahudinin hayatını kurtarmıştır. Böylece seyahatiniz daha anlamlı olacaktır.

Auschwitz ile İlgili Filmler ve Kitaplar

Auschwitz blocks

Daha çok gezen mi yoksa daha fazla kitap okuyan mı daha iyi bilir? İlber Ortaylı’nın cevabı en çok hoşuma giden. Gezerken okuyan. Auschwitz ile ilgili birkaç film ve kitap önderisi:

Auschwitz ile ilgili kitaplar

  • Gece – Elie Wiesel
  • Piyanist – Wladyslaw Szpilman
  • İnsanın Anlam Arayışı – Viktor Frankl
  • The Hiding Place – Corrie Ten Boom
  • Kağıttan İtiraflar – Elizabeth E. Wein

Auschwitz ile ilgili filmler

  • Hayat Güzeldir
  • Çizgili Pijamalı Çocuk
  • Schindler’in Listesi
  • Edebiyat ve Patates Turtası Derneği
  • Instrument of War

(Visited 66 times)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir